“Sanayici üretim yaparken birçok sorunla boğuşuyor”

24.04.2026 - Cuma 15:00

Haberi Paylaş:

KTSO’nun bölgesel sektör toplantılarının ikincisi Lefkoşa’da yoğun katılımla gerçekleştirildi, KTSO güç gösterisinde bulundu… Sanayicinin yaşadığı sıkıntılar etkinlikte masaya yatırıldı.

Kıbrıs Türk Sanayi Odasının (KTSO), sanayi sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek ve geleceğe yönelik ortak bir yol haritası oluşturmak amacıyla başlattığı bölgesel sektör toplantılarının ikincisi Lefkoşa’da yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Concorde Tower Hotel’de önceki akşam düzenlenen toplantıda Lefkoşa, Girne, Güzelyurt ve Lefke bölgelerinde faaliyet gösteren sanayiciler bir araya geldi. Büyük ilgi gören etkinlik, adeta KTSO’nun gövde gösterisine dönüştü.

KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri toplantıda hazır bulunarak sanayicilerin sorunlarını ve beklentilerini birebir dinledi, soruları yanıtladı. Üyelerin dile getirdiği sorunlar kayıt altına alınırken, çözüm önerileri de karşılıklı istişare ile ele alındı.

Toplantıda üretimden ihracata, enerji maliyetlerinden finansmana erişime, istihdamdan rekabet gücüne kadar sektörün temel başlıkları kapsamlı şekilde değerlendirildi. “Geleceğimizi birlikte belirleyelim” sloganıyla düzenlenen buluşmada, ortak akıl ve veriye dayalı çözüm üretme hedefi öne çıktı.

Etkinlikte söz alan sanayiciler, üretim yaparken birçok sorunla boğuştuğunu söyledi.

Kamacıoğlu: İstediğimiz oranda olmasa da en fazla hak alan örgütüz

KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu, sanayicilerle bir araya gelmekten dolayı son derece mutlu olduğunu söyleyerek, “Etkinliğimize ilgi göstermeniz bize güç verdi” dedi. Beş yıldır görevde olduklarını anımsatan Kamacıoğlu, kendilerinden önce Kıbrıs Türk Sanayi Odasına hizmet veren herkese ve şu anda odaya hizmet veren yönetim kurulu arkadaşlarına teşekkür etti. Kamacıoğlu, yönetim kurulu üyelerinin işlerinden, ailelerinden, sosyal yaşamından, zamanından ödün verip, feragat edip odamıza hizmet ettiğini söyledi.

Göreve geldikleri ilk yıl ülkede dört başbakan değiştiğini, sorunları tekrar terkrar anlatmak zorunda kaldıklarını, siyasi istikrarsızlık nedeniyle pek sonuç alamadıklarını belirten Kamacıoğlu, “İstediğimiz oranda olmasa da tüm olumsuzluklara rağmen bu beş yıllık dönemde en fazla hak alan sivil toplum örgütü olduk” dedi.

“Sorunları diyalog yoluyla çözmeye çalıştık”

Çok sert tavır takınmadıkları gerekçesiyle zaman zaman eleştirildiklerine dikkat çeken Ali Kamacıoğlu, aslında yeri geldiğinde eleştirilerde bulunduklarını hatta eylem de yaptıklarını ancak genel olarak sorunları, sıkıntıları sert kavgalarla değil, konuşarak, diyalog yoluyla çözmeyi tercih ettiklerini söyledi.

“Kimsenin adamı olmadık, yalnızca sanayicinin yanında yer aldık”

Hiçbir zaman kimsenin adamı olmadıklarını, yalnızca sanayicinin yanında yer aldıklarını vurgulayan Kamacıoğlu, “Emin olabilirsiniz ki biz sanayicinin yanındayız. Odamızda ‘ben yaptım’ değil, ‘biz yaptık’ dedim, kararları yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla birlikte aldık. Ben sanayiciyi asla siyasi basamak olarak kullanmayı düşünmedim, siyasi basamak olarak da kullanmayacağım. Hiçbir zaman böyle bir niyetim olmadı. Ben sanayici için buradayım ve görev sürem boyunca da öyle kalacak” diye konuştu.

Uzun yıllardan sonra Sanayi Sicili çıkardıklarını belirten Kamacıoğlu, Sanayi Odası olarak, özellikle sanayi sektörümüzün mevcut durumunun detaylı analizini yapmak ve sanayi envanteri oluşturmak amacıyla yoğun çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Kamacıoğlu, “Odamız bünyesinde Sanayi Sicili/Kapasite Raporu birimi kurarak, hemen hemen tüm sanayi işletmelerimizi ziyaret etmek suretiyle, kapasite raporu çalışmaları tamamladık. KKTC sanayisinin sektör ve ürün bazlı detaylı analizi yapılmıştır” dedi.

“Sanayicinin adıyla anılan bu bölgeler bizim değil”

Beş yıl önce göreve geldiklerinde ilk olarak sanayi bölgelerinin temizleneceği, düzenleneceği sözünü verdiklerini, temizlik çalışmaları da yaptıklarını anımsatan Kamacıoğlu, ancak sanayi bölgelerinin yalnızca yüzde 17’sinin sanayici olması ve yetki karmaşası nedeniyle istedikleri noktaya gelemediklerini söyledi.

Kamacıoğlu, “Yüzde 17 oranında sanayicinin bulunduğu bir bölgede ne kadar hak sahibi olabiliriz ki? Sanayicinin adıyla anılan bu bölgeler bizim değil. Organize Sanayi bölgeleri, geçmişte yapılan hatalar nedeniyle bugün içinden çıkılamaz bir sorun olarak karşımızda duruyor” dedi.

Bu konuda tüm yetkililerle konuştuklarını, mücadele verdiklerini ama sonuç alamadıklarını belirten Kamacıoğlu, siyasi yöneticilerin sürekli olarak üretimin önemine dikkat çektiklerini ama pratikte gerekeni yapmadıklarını ifade etti.

“Yalnızca sanayicilerin yer alacağı sanayi bölgelerini kendimiz kuracağız”

Devlet yöneticilerinden yeni sanayi bölgesi taleplerine cevap alamadıklarını, bu nedene kendi sanayi bölgelerini kurmak için çalışma yaptıklarını söyleyen Kamacıoğlu, “Yalnızca sanayicilerin, KTSO üyelerinin yer alacağı sanayi bölgelerini kendimiz yapacağız. Bu konuyla ilgili Lefkoşa’da ve Gazimağusa’da arazi bakıyoruz. Bazı araziler tespit ettik, bunlar için gerekli makamlardan uygunluğu konusunda incelemelerimiz sürüyor. OSB Yasası bize özerk bir organize sanayi bölgesi kurma yetkisi veriyor” diye konuştu.

“SAN-HO Projesinden vazgeçmedik, hayata geçirmeye kararlıyız”

Yüksek enerji maliyetlerinin tüm sanayicilerin ciddi sorunu olduğuna işaret eden Kamacıoğlu, kendi işyerinde solar sistem kurduğu için bunun faydasını gördüğünü,  bu nedenle sanayiciler için bir solar enerji tarlası kurma araştırması yaptıklarını, Türkiye’ye gidip incelemelerde bulunduklarını söyledi.

Kamacıoğlu, bu konuyla ilgili şöyle konuştu: “Ülkemizde 25 megawatt kapasiteli bir solar santral kurabileceğimizi öğrendik. Aynı dönemde otelcilerin de böyle bir girişimi vardı, onlarla birlikte hareket ettik. Bunun için SAN- HO isimli bir kooperatif kurduk. 25 MW güneş enerjisi kurulu gücü ve 25 MW depolama kapasiteli bir sistem kurmak için kolları sıvadık. Bunun için devletten bir maddi destek talep etmiyoruz, tüm maliyetini kendimiz üstleneceğiz. Ülke yöneticilerinden tek istediğimiz uygun bir araziydi. Ancak bu konuda bir ilerleme sağlayamadık. Son 3.5 yıldır bu konuya mesai harcıyoruz. SAN-HO Projesi için çok büyük çaba sarf ettik. Ben bu konuya inanıyorum, en büyük hayalimdir. Çok güzel bir ihale şartnamesi hazırladık, uluslararası ihaleye çıktık. En ufak bir şüphe uyandırmayan 43 milyon küsur Euroluk şeffaf bir ihale yaptık. Bu ihaleyle ilgili hiçbir kötü habere maruz kalmadık. Ancak arazi konusundaki sıkıntıyı aşamadık. Siyasi irade bize arazi gösteremediği için kendi arazimizi satın alacağız. Birkaç küçük engel kaldı, proje hayata geçtiğinde sanayicimizin yüzde 60’tan fazlası yeşil enerjiye sahip olacak. SAN-HO projesi için çok zaman harcadık, sonuçlandırmaya kararlıyız.”

“Elektrik teşvikinin güncellenmesi için ısrarcıyız”

SAN-HO Projesi için mücadelelerinin sürdüğünü ama sanayiciye elektrik teşviki de istediklerini ifade eden Kamacıoğlu, mevcut enerji teşvikinin değerini yitirdiğini, güncellemesi taleplerinin bulunduğunu, bu konuda ısrarcı olduklarını vurguladı.

Üyelerine yönelik diğer hizmetlerle ilgili olarak da maksimum çaba harcadıklarını belirten Kamacıoğlu, “Sizi buraya davet ettik, çünkü yaşadığınız sorunları, sıkıntıları, beklentilerinizi sizden duymak istedik. Dost acı söyler, dostsak bize gerçekleri söyleyin. Dostlar sevdiğine gerçekleri söyler. Eleştiriden rahatsız olmayız. Aile ortamında konuşurmuş gibi bize sorunları anlatın” dedi.

“Siyasi partilere vermek için hükümet programı hazırladık”

Üyelerin yönlendirmesiyle bir yol haritası çıkaracaklarına dikkat çeken Kamacıoğlu, “Önümüzdeki dönemde genel seçim var. İçinde sanayicinin sorunlarına çözüm bulmaya yönelik önerilerin, tedbirlerin bulunduğu bir çalışmayı siyasi partilerin dikkatine sunacağız. Bir tür ‘hükümet programı’ hazırlıyoruz. Sizin görüşlerinizi de o programa koyacağız ve bizi ziyaret eden tüm siyasi partilere vereceğiz. İktidara kim gelecek olursa olsun bizim isteklerimiz o çalışmanın içinde yer alacak” diye konuştu.

Kamacıoğlu, bir sanayi müzesi yapma hedefi olduğunu da söyledi. Odanın karşısındaki bir alana sanayi müzesi yapmak istediklerini belirten Kamacıoğlu, bu müze sayesinde sanayicinin nereden nereye geldiğinin anlatılacağını, gelecek nesillerin de bunu göreceğini söyledi.

“Pahalılığın nedeni hükümetin aldığı yanlış ekonomik kararlardır”

KKTC’de hayatın pahalı olmasının, aşırı pahalılığın nedeninin, hükümetin aldığı yanlış ekonomik kararlar olduğuna, mali disiplinin bozulduğuna dikkat çeken Kamacıoğlu, “Pahalılığı yalnızca asgari ücret artışları artırıyor değil. Biz personelimizi çok seviyor, önemsiyoruz. Kazandıkça onlara da veriyoruz. Esas, ödediğimiz dolaylı vergiler bizi sıkıntıya sokuyor. Bu kadar ağır vergilerle nasıl hayat ucuzlayacak, nasıl rahatlanacak? Ülke yöneticilerinin yanlış kararları sonucu hayat pahalı oluyor. Aşırı pahalılığın esas nedeni hükümet ve ekonominin kötü yönetilmesidir. Ekonomi iyi yönetilseydi, biz bu sorunları yaşamazdık, bizim bu mutsuzluğumuzu önlerdi ama yapamıyorlar” dedi.

“Ödediğimiz vergilerin karşılığını alamıyoruz”

Başta elektrik olmak üzere devlete değişik yollarla ödedikleri vergilerin ciddi sorun yarattığını ifade eden Kamacıoğlu, “Ödediğimiz vergilerin, paraların karşılığını alabiliyor muyuz? Hayır alamıyoruz. Personelimiz için sigorta primi ödüyoruz ama eli kesilen personelimizi sistemsizlik nedeniyle devlet hastanelerine değil de özel hastanelere göndermek zorunda kalıyoruz” diye konuştu.

Yerel yönetimlerin iyi hizmet verdiğinin söylendiğine dikkat çeken Kamacıoğlu, “Peki kimin parasıyla yapılıyor, tabii ki bizim paramız, bizim vergilerimizle. Örneğin birçok sanayici için su parası da ciddi bir girdidir. Bizden çeşit türlü tabela ücreti alınıyor. Çok sayıda direkt ve dolaylı vergi, maliyetleri artırıyor, pahalılığı körüklüyor” dedi.

Kamacıoğlu, tüm bu olumsuzlukların yanında teşviklerin de yetersiz olduğuna dikkat çekerek, mesela sanayicinin faiz destekli kredi taleplerinin karşılık bulmadığını vurguladı. Kayacıoğlu, sözlerinin sonunda etkinliği gelen herkese teşekkür etti.

Sanayiciler neler istedi?

Sanayiciler, yalnızca sanayicilerin yer alacağı yeni organize sanayi bölgeleri istedi. Üyeler, Lefkoşa, Mağusa ve Girne’nin yanı sıra bölgesel bazda Güzelyurt’ta, İskele’de ve Lefke’de de sanayi bölgelerinin olması gerektiği üzerinde durdu.

Sanayiciler, sanayi bölgelerinde yer bulamazken, bazı kişilerin buralardan kiraladıkları arazilere işyeri açmadıklarını ya da yarım inşaat olarak bıraktıklarını anımsatarak, bunların o kişilerden alınıp ihtiyaçlı sanayicilere verilmesini talep etti. Birilerine kiralanmış arazilerin kolay geri alınamadığını belirten üyeler, OSB Yasası’nda yapılan değişiklikle kiralamanın bir kez uzatılıp arazinin geri alınması düzenlemesinin pratikte çalıştırılmasını istedi. Bir araziye çok sayıda kişinin başvurmasıyla ilgili tıkanma durumlarının da şeffaf bir düzenlemeyle çalıştırılıp, aşılmasını, “ne yapalım 30 kişi başvurdu, veremiyoruz” denilmemesini, adil bir şekilde ihtiyaçlı sanayicilere kiralanmasını talep etti…

Bazı sanayiciler, OSB Yasası’nın yeterince etkili olamadığını ve yetki karmaşasını ortadan kaldıramadığını iddia ederek, daha etkili bir yasa istediklerini söyledi.

Üyeler, sanayicinin en büyük girdilerinin elektrik ve maaşlar olduğuna dikkat çekerek, bu konularda devlet teşvik ve hibe sisteminin iyi çalışmadığından yakındı. Özellikle krediye erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını, faiz destekli sanayici kredisinin şart olduğunu belirten üyeler, Türkiye’de, Güney Kıbrıs’ta ve diğer birçok ülkede sanayicilere önemli teşvikler verildiğini anımsattı.

SAN- HO Projesinin mutlaka sonuçlanmasını istediğini, bunu hayati bir konu olarak gördüklerini söyleyen üyeler, hükümete bu konudaki engelleri kaldırması çağrısında bulundu. Üyeler ayrıca elektrik teşvikinin önemini yitirdiğini ve güncellenmesi gerektiğini de vurguladı.

Bazı sanayiciler ülkedeki genel pahalılığın, hayatın ucuzlamamasının insanımızı Güney Kıbrıs’a yönelttiğini belirterek, tüketicinin Güney Kıbrıs’a kaymasını önleyecek bir yol haritası, bir kampanya veya bir proje gerektiği üzerinde durdu.

Üyeler, sanayicinin büyüyebilmek için bina ve makine ihtiyacı bulunduğunu ancak bunun için verilen yatırım indirimlerinin tırpanlandığını söyledi. Makine alımında çok yüksek rakamlara yatırım desteği verildiğini orta ölçekli işletmelerin satın aldığı makinelerin, yaptığı yatırımların teşvik kapsamına girmediğini ama aslında o işletmeler için ödenen rakamın yüksek olduğunu belirten sanayiciler, yatırım desteklerinin yeniden gözden geçirilmesini istedi.

Sanayiciler, Türkiye’den makine satın alabildiklerini ama eski makinelerini Türkiye’ye gönderemediklerini anımsatarak, yıllardır Türkiye ile KKTC arasındaki bu mevzuatın aşılamamasının kendilerini sıkıntıya soktuğunu söyledi.

Sanayiciler, ihracatı destek amaçlı navlun desteklerinin geç ödenmesini de eleştirerek, bu durumun ihracatın sürdürülebilirliğini zorlaştırdığını belirtti. Yine fuar desteği ödemelerinin de geç ödendiğini ifade eden üyeler, ödemelerin geç yapılması nedeniyle “desteğin” anlamını yitirdiğini vurguladı.

Üyeler, devletle çalışmak istemediklerini, devlet ihalelerine girmekten imtina ettiklerini, çünkü ödemelerin geç yapıldığını, devletle çalışmanın kendilerini zarara soktuğunu söyledi.

Üyeler, Kıbrıs Türk Sanayi Odasının kendi organize sanayi bölgesini kurma çalışmalarını desteklediklerini ve bu konuda süratli davranılmasını, çünkü işyerlerini büyütmek için buna acil ihtiyaçları olduğunu vurguladı.

Yerli üretimin korunması konusunda toplumun bilinçlenmesi kadar ülkeyi yönetenlerin de duyarlı olması gerektiğini belirten sanayiciler, ülkemizde üretilen mal ve hizmetlerin muadillerinin devlet eliyle yurt dışından getirilmesinin hem ekonomik kayıp hem de moral bozucu olduğunu söyledi.

Unlu mamul üreticileri, yurt dışından 58 çeşit unlu mamul geldiğini, çok sayıda dondurulmuş ithal unlu mamul nedeniyle batmak üzere olduklarını, Türkiye’deki dev firmalarla rekabet etmelerinin mümkün olmadığını, bu konuda tedbir alınmasının şart olduğunu belirtti.

Üyeler, denetim yetersizliği nedeniyle bazı üreticilerin istismarlarda bulunduğunu, yerli ürün adı altında ucuza mal edilmiş ithal ürün veya kaçak ürün kullandığını, bunların hem halk sağlığını tehdit ettiğini hem de haksız rekabete yol açtığını söyledi.

İşletmeler arası personel yatay geçişlerinin sanayiciler için ciddi bir sorun olduğunu belirten üyeler, yatay geçişe bir yıllık engel getiren yasal çalışmanın yeterli olmadığını, sürenin artırılması gerektiğini kaydetti.

YORUM YAZ
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz