Öztürkler: F-16’lar buranın gerçek sahiplerinin Kıbrıslı Türkler olduğunu gösterdi
30.04.2026 - Perşembe 11:01
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, BRT’de yayınlanan Manşet Artı programında Aziz Kararaziz’in sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Öztürkler, AB’nin çözüm çağrısı yaparken Türk tarafıyla görüşmekten kaçınmasının açık bir çelişki olduğunu vurguladı.
Federasyon tartışmalarına da değinen Öztürkler, sürdürülebilir bir anlaşmanın bu şekliyle mümkün olmadığını savundu.
“AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi. Anlaşma isteyen biri bu kadar silaha para yatırmaz” ifadelerini kullanan Öztürkler, “Güney Kıbrıs’a gelip racon kesiyorlar. Biri size vurursa yanındayız diyorlar. Peki Rusya Ukrayna’ya vurduğunda Fransa veya Avrupa ne yaptı?” dedi.
Öztürkler, Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirerek, bölgede gerilimi artıran adımlar atıldığını, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in bu adımlarla sorgulanır hale geldiğini belirtti.
Adada iki devletin varlığının açık olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Bu adada iki devlet ortadadır: Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Hristodulidis göz göre göre yalan söylüyor” ifadelerini kullandı.
KKTC’nin müzakere sürecini desteklediğini belirten Öztürkler, bunun temelinde adada iki devletin varlığının kabul edilmesi ve haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Rum tarafının KKTC’ye ait değerleri AB’ye kendi malı gibi göstermesini ve Kıbrıs’ta işgal varmış gibi sunmasını sert sözlerle eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın halkın iradesini yok saydığını ve çözüm sürecini baltaladığını söyledi.
Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail’den aldığı tankların ise halkına huzur değil, tedirginlik getirdiğini belirten Öztürkler, Türk askeri karşısında bu girişimlerin berhava olacağını, savunma için gereksiz taarruz için ise çılgınlık olduğunu dile getirdi.
Öztürkler, Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yaptığı tek yanlı anlaşmaların KKTC sınırına kadar geçerli olduğunu, Türk toprağı üzerinde herhangi bir saldırı girişiminin halkın iradesinden döneceğini vurguladı.
KKTC’nin dört bir yanında dalgalanan bayrakların egemenliğin simgesi olduğunu hatırlatan Öztürkler, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.
Fransa ile yapılan askeri anlaşmalara da tepki gösteren Öztürkler, Kıbrıs’ta güvenliği Fransız askerlerinin değil, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün sağladığını söyledi.
Avrupa ülkeleri ve İsrail’in politikalarını “sömürgeci” olarak nitelendiren Öztürkler, silahlanma yarışına dikkat çekti. “Milli gelirlerini sömürgeci Avrupa ve İsrail’e aktarmaktan başka bir şey değildir. Silahlanma derdindeler, dış güçlerin adada hâkimiyet kurma girişimleri sonuçsuz kalacaktır” dedi.
Fransa ve İsrail’in geçmişine atıfta bulunan Öztürkler, Türkiye’nin tarihsel rolünü de hatırlatarak, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis’i hedef aldı. “Hristodulidis kendi aşan boyundan büyük işlerle uğraşmaya devam ediyor. Sonu iyi olmayacaktır, günü geldiğinde egemenliğini satan, milli gelirlerini silahlanmaya harcayan bir lider olarak anılacaktır” diye konuştu.
Öztürkler, Fransa’nın askeri varlığının dengeleri değiştiremeyeceğini dile getirerek, “İstedikleri kadar anlaşma yapsınlar, bu gerçek değişmeyecek” sözleriyle Türkiye’nin caydırıcı gücünün ve KKTC’nin iradesinin tartışılmaz olduğunu ortaya koydu.
Güney’de ELAM’ın üçüncü parti konumuna yükselmesine de değinen Öztürkler, bunun Rum tarafında radikal milliyetçiliğin ve Türk karşıtı söylemlerin güç kazandığını gösterdiğini, bu eğilimin çözüm iradesini zayıflattığını ve adada kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, öğrencilerden öğretmenlere, sivil toplum örgütlerinden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerini paylaşmak üzere Meclis’in kapılarını aralamasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.
Öztürkler, Meclis’in yalnızca kararların alındığı bir kurum olmadığını belirterek, toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak değerler etrafında buluştuğu ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği canlı bir mekân olması gerektiğini ifade etti.
Bu yaklaşımın siyaseti daha yakından tanıma fırsatı sunduğunu, aynı zamanda demokratik kültürü ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini vurguladı. Katılımcıların katkısıyla Meclis’in ruhunun zenginleştiğini dile getiren Öztürkler, hep birlikte ortak değerleri yaşatmaya ve geleceği daha güçlü kılmaya devam edeceklerini söyledi.




