Mete Tümerkan yazdı: Yeni plan için zemin yok

23.06.2026 - Salı 12:00

Haberi Paylaş:

KIBRIS Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Mete Tümerkan, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs için yeni bir çözüm planı hazırladığı yönündeki iddiaları kaleme aldı.

“Bu ortamda başarı şansı yok”… Yazısında “Belli ki Rum liderliği, her zaman olduğu gibi, Kişisel Temsilci Holguin’in temaslarıyla ilgili olgunlaşmamış ancak konuşulduğu anlaşılan bazı bilgileri Rum basınına sızdırdı.” ifadelerine yer veren Tümerkan, mevcut konjonktür içerisinde BM’nin ortaya koyacağı herhangi bir yeni planın konuşulabileceği bir siyasi zemin bulunmadığına dikkat çekti. Rum tarafının süreç içerisinde gerilimi artıracak, dengeleri bozacak yönde adımlar attığını anımsatan Tümerkan, “Tüm bunlar yaşanırken, böyle bir ortamda BM tarafından girişilebilecek herhangi bir çabanın başarı şansının olmayacağı açıktır.” dedi.

“Kimse kimseyi aldatmasın”… “Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, ‘yeni bir geçiş kapısı dahi açılamazken liderler Kıbrıs meselesini mi çözecek?’ diyerek durumu özetledi.” diyen Tümerkan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Ankara’da bir araya geldiği Holguin’e Kıbrıs’ta en gerçekçi çözümün iki devlet temeline dayalı bir çözüm olduğunun bir kez daha anlattığına dikkat çekti. Tümerkan, “Sonuç itibarıyla BM’nin Kıbrıs konusunda yeni bir plan ortaya koyabileceği bir zemin bulunmuyor.” ifadelerini kullanarak, makalesini “Bu nedenle kimse boşuna kürek çekmesin, kimse de kimseyi aldatmasın.” şeklinde noktaladı.

Mete TÜMERKAN’ın yazısının tamamı: 

“Yeni bir geçiş kapısı dahi açılamazken liderler Kıbrıs meselesini mi çözecek?”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bu sorusu, bugün Kıbrıs meselesinde gelinen noktayı özetleyen en net tespittir.

Bir yanda aylardır yeni bir geçiş kapısının açılması konusunda dahi uzlaşamayan taraflar, diğer yanda ara bölgede güneş enerjisinden elektrik üretimi gibi en temel iş birliği projelerinde ilerleme sağlayamayan bir süreç…

   Böyle bir ortamda Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs için yeni bir çözüm planı hazırladığı yönündeki iddiaların gündeme gelmesi ister istemez şu soruyu akla getiriyor:

   Ortak zeminin bulunmadığı, güven inşa edici adımların hayata geçirilemediği, taraflar arasındaki güven bunalımının derinleştiği bir ortamda yeni bir çözüm planının başarı şansı olabilir mi?

Kanaatimce bu sorunun cevabı nettir:

Hayır.

Çünkü mevcut konjonktür içerisinde BM’nin ortaya koyacağı herhangi bir yeni planın konuşabileceği bir siyasi zemin bulunmamaktadır.

Rum basınında son günlerde BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın temasları çerçevesinde yeni bir çözüm planı üzerinde çalışıldığı yönünde haberler yer aldı…

BM Genel Sekreteri Guterres’in Kişisel Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın bu kapsamda temaslarda bulunduğu medyaya yansıdı.

BM’den, gevşek federasyonu öngören, Kıbrıs Türk tarafının toprak vereceği, buna karşılık siyasi eşitliğinin kabul edileceği yeni bir planın gündemde olduğu yönündeki iddialar, Rum basınından alıntı yapan Kıbrıs Türk basınının da manşetlerine taşındı.

Belli ki Rum liderliği, her zaman olduğu gibi, Kişisel Temsilci Holguin’in temaslarıyla ilgili olgunlaşmamış ancak konuşulduğu anlaşılan bazı bilgileri Rum basınına sızdırdı.

Peki işin aslı ne?

Buna bir bakalım.

Durumu özetleyecek son sözü baştan söyleyelim:

Mevcut konjonktür içerisinde BM’nin ortaya koyacağı bir planın başarı şansı yoktur ve olamaz.

   Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 2025 yılında Ada’daki iki taraf arasında çözüme yönelik ortak zemin bulunmadığı gerçeğinden hareketle, taraflar arasında bir iş birliği kültürü geliştirilmesi ve güven inşa edilmesini amaçlayan bir süreç başlattı.

Bu çerçevede, ilgili taraflar arasında o günden bu yana iki halkın günlük yaşamına somut katkı sağlayabilecek iş birliği alanları ele alınıyor.

Mart 2025’te Cenevre’de, Temmuz 2025’te ise New York’ta bu konularda 5+1 formatında toplantılar yapıldı.

Bu toplantılarda hangi alanlarda iş birliği yapılacağı belirlendi. BM Genel Sekreteri Guterres de taraflara bu konuda çeşitli görevler verdi.

Ne var ki en önemli başlıklardan olan yeni geçiş kapılarının açılması veya ara bölgede güneş enerjisinden elektrik üretimi gibi önemli iş birliği alanlarında, Rum tarafının menfi tutumu nedeniyle bugüne kadar herhangi bir ilerleme sağlanamadı.

Türk tarafının tüm iyi niyetli yaklaşım ve önerilerine rağmen Ada’da yeni bir geçiş kapısının açılması mümkün olmadı.

   Gelinen aşamada Kıbrıs konusunda taraflar arasında hâlâ ortak bir zemin bulunmuyor.

   Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde geçen yıl Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesinde sonuç odaklı müzakerelerin başlayabilmesi için dört maddelik bir metodoloji ortaya koydu.

   Rum tarafı, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın dört basamaklı metodolojisini hâlen kabul etmiş değil.

   Özetle; ne yeni bir geçiş kapısının açılmasında ne ara bölgede güneş enerjisinden elektrik üretilmesi gibi önemli iş birliği alanlarında ne de Erhürman’ın metodolojisinin kabulünde bir ilerleme sağlanabildi.

Şimdi gelin, Rum liderliğinin yaptıklarına bakalım.

   Rum liderliği, Ada’da iş birliği kültürünün geliştirilmesi yoluyla güvenin inşasını amaçlayan adımlar atmak yerine bunun tam tersini yaptı.

   Gerilimi artıracak, dengeleri bozacak yönde adımlar attı.

Kıbrıs Türk tarafına danışmaksızın İsrail ve Fransa gibi ülkelerle askerî iş birliği ve ittifak arayışlarına girişti.

Fransa ile SOFA Anlaşması imzaladı.

Diğer yandan Avrupa Konseyi’nde Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden KKTC ekonomisini hedef alan menfi girişimlerini sürdürdü.

Rum Lider Nikos Hristodulidis bunları yaparken söz konusu adımların Kıbrıs meselesindeki müzakere güçlerini artırdığını alenen dile getirmekten de çekinmedi.

Tüm bunlar yaşanırken böyle bir ortamda BM tarafından girişilebilecek herhangi bir çabanın başarı şansının olmayacağı açıktır.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da mevcut durumda bir değişiklik olmadığı, liderlerin Lefkoşa’da yeni bir geçiş kapısı açılması konusunda bile uzlaşamadığı gerçeği ortadayken, 5+1 formatında yeni bir görüşmeye yalnızca toplantı yapmak için gidilmemesi gerektiğini hem muhataplarıyla hem de kamuoyuyla paylaştı.

   Erhürman aslında, “Yeni bir geçiş kapısı dahi açılamazken liderler Kıbrıs meselesini mi çözecek?” diyerek durumu özetledi.

   Gelinen aşamada Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçmektedir.

BM tarafı da Türkiye’nin bu yöndeki tutumunu çok iyi biliyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki tutumunu Ankara’da bir araya geldiği Holguin’e aktardığı basına yansıdı.

Ankara temasları sırasında Holguin’e, Kıbrıs’ta en gerçekçi çözümün iki devlet temeline dayalı bir çözüm olduğu da bir kez daha anlatıldı.

Uzun lafın kısası, BM’ye Ankara’da “Boşa kürek çekmeyin” mesajı net bir şekilde verildi.

Erhürman da Holguin’e yeni kapı örneğini vererek sırf toplantı yapılmış olmak için toplantı yapılamayacağı görüşünü ortaya koydu.

   Sonuç itibarıyla BM’nin Kıbrıs konusunda yeni bir plan ortaya koyabileceği bir zemin bulunmuyor.

Kaldı ki masaya zorla bir plan konulacak olsa bile bunun başarı şansı yoktur.

   BM Genel Sekreteri António Guterres de herhâlde göreve başlarken Kıbrıs konusunda yaşadığı başarısızlığın bir benzerini görevinin sonunda yaşamak istemez.

Bir “failure” ile görevini noktalamayı tercih etmez.

Bu nedenle kimse boşuna kürek çekmesin, kimse de kimseyi aldatmasın.”

YORUM YAZ

Vakit Kıbrıs Mobil Uygulama

Vakit Kıbrıs
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz