Keçiören Belediyesi'nde Uyuşturucu Skandalı: Başsavcılık Soruşturma Başlattı
02.09.2026 - Çarşamba 14:59
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın inisiyatifiyle kurum personelinin uyuşturucu kullanımını engellemek maksadıyla yapılan tarama testleri çarpıcı bir tablo ortaya çıkardı. Gönüllülük esasına dayalı olarak 213 çalışana yapılan testlerin ilk aşamasında 171 kişinin sonucu pozitif çıkarken, bu gruptaki 42 kişinin daha sonra tekrarlanan test sonuçlarının negatif olduğu saptandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/80263 numaralı soruşturma dosyasına giren belgelere göre uygulamanın temeli, belediye şirketinin 12 Ocak 2026 tarihinde aldığı karara dayanıyor. İş sağlığı ve güvenliğini tesis etmek, hizmet standartlarını yukarı çekmek amacıyla çalışanların açık rızası alınarak başlatılan test süreci, TÜRKAK onaylı Delta Analiz ve Laboratuvar Hizmetleri A.Ş. tarafından yürütüldü.
3 Temmuz 2026 tarihli polis tutanaklarına da yansıyan ilk pozitif ve sonradan negatife dönen sonuç listelerinin resmi makamlara ulaşmasıyla idari tedbir, adli bir soruşturmaya dönüştü. Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün ön incelemesinin ardından dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından devralındı.
Başsavcılık, testlerinde uyuşturucu bulgusuna rastlanan şüpheliler hakkında TCK’nin 191. maddesi (kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak) kapsamında yasal işlem başlatılması talimatını verdi.
Şüphelilerin ifadelerinin alınarak her biri için ayrı soruşturma evrakı hazırlanmasını isteyen savcılık, ayrıca CMK’nin 75. maddesi uyarınca uyuşturucu kullanım durumunun ve madde türünün kesinleşmesi için personelden kan, kıl ve idrar örnekleri alınmasını talep etti.
Süreci yakından takip eden Başsavcılık, zaman geçtikçe vücuttaki biyolojik bulguların kaybolma riskini göz önünde bulundurarak işlemlerin hızlandırılması için 2 Haziran 2026'da Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne bir tekit (hatırlatma) yazısı iletti. Adli makamlar ile emniyet arasında tam bir uyum olduğu vurgulanırken, emniyetin talebi doğrultusunda belediyenin testleri yapan laboratuvarla resmi veri akışını başlattığı dosyaya yansıdı.
Yaşanan bu süreç, yerel yönetimlerde emsal teşkil edecek bir adım olarak değerlendirildi. Belediye yönetiminin kurum içindeki olası bir sorunu gizlemek yerine gönüllü testlerle şeffafça ortaya çıkarması; sorunun tespit edilmesi, adli mercilerle ortak hareket edilmesi ve bağımlılıkla mücadelenin kapsamlı bir şekilde yürütülmesi açısından dikkat çekici bir örnek olarak kayıtlara geçti.




