Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM 81. Genel Kurulunda Tarihi Hitap: "Haksızlık Karşısında Susmayız, Zulme Rıza Göstermeyiz"

23.09.2026 - Çarşamba 09:48

Haberi Paylaş:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda katılımcılara hitap ederek küresel krizler, bölgesel çatışmalar, BM'nin yapısı ve çevre sorunlarına dair çok kapsamlı mesajlar verdi.

Genel Kurul Başkanlığını devreden Annalena Baerbock ile yeni Başkan Khalilur Rahman'ı tebrik eden Erdoğan, 10 yıldır Genel Sekreterlik görevini yürüten Antonio Guterres'e de çabalarından dolayı teşekkürlerini sundu.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır salonda yer alamamasının vicdanları yaraladığını belirten Erdoğan, özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, Filistin'i henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yaptı.

BM'nin 1945'teki kuruluş felsefesinden uzaklaştığını ve barışı koruma görevini icra edemez hale getirildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, geride bırakılan 12 ayın 60'ı aşkın çatışmayla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı.

Gazze'deki insani trajediye konuşmasında geniş yer ayıran Erdoğan; 74 bin kardeşlerinin hayatını kaybettiğini, Gazze'nin dünyanın en büyük çocuk kabristanı ve en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgesi olduğunu belirterek burayı "çağımızın en utanç verici temerküz kampı" olarak nitelendirdi.

İsrail'in eylemlerini "öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet" sözleriyle sert bir dille eleştiren Erdoğan, ateşkes anlaşmalarına rağmen 1500'ü aşkın Gazzelinin katledildiğini, İsrail'in işgali durdurmaya yanaşmadığını, Batı Şeria'da yerleşimci terörünün arttığını ve UNRWA'nın yok edilmek istendiğini ifade etti.

BM Güvenlik Konseyi'nin mevcut yapısını eleştirerek "Dünya 5'ten büyüktür" ilkesini yineleyen Erdoğan, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bırakılamayacağını ve sistemin acilen reforme edilmesi gerektiğini vurguladı.

Uluslararası sistemin yeniden inşası için dört temel prensip sıraladı: Uluslararası hukukun çifte standarttan arındırılması, krizlerde Karadeniz Tahıl Koridoru örneğindeki gibi bölgesel inisiyatiflerin kullanılması, açık diplomasi ile ortak kalkınmanın merkeze alınması ve tekno-kutuplaşmaya karşı insan merkezli teknoloji anlayışının benimsenmesi.

Suriye'de 14 yıllık zulmün ardından yaşanan 8 Aralık Devrimi'ne ve siyasi değişime değinen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğinde güvenli ve huzurlu bir ülke olma yolunda ilerleyen Suriye halkının yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.

Irak'ta devlet otoritesinin güçlendirilmesini desteklediklerini belirten Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere stratejik projelerle bölgesel refahı artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna'nın toprak bütünlüğü korunarak sona ermesini temenni eden Erdoğan, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik kim tarafından yapılırsa yapılsın tüm saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemen eşitliği ve uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini Genel Kurul kürsüsünden bir kez daha yineleyerek, uluslararası toplumu KKTC'yi tanımaya ve her alanda diplomatik ilişki kurmaya davet etti.

Avrupa'nın güvenliğinin Türkiye mimarisi dışında bırakılarak sağlanamayacağını, NATO Ankara Zirvesi'nin bunun somut bir nişanesi olduğunu belirten Erdoğan, Ermenistan ile normalleşme sürecini kararlılıkla sürdürdüklerini ve Azerbaycan-Ermenistan barışını güçlü şekilde desteklediklerini aktardı.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın 30 Ekim'de Ankara'da yapılacak 13. Liderler Zirvesi'ne ve Aralık ayında Libya'da düzenlenecek 4. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'ne dikkat çekerek, Türkiye'nin bölgesel işbirliklerine verdiği önemin altını çizdi. Ayrıca Keşmir, Sudan, Somali ve Libya'daki süreçlerin diyalog ve yerel sahiplenmeyle çözülmesi gerektiğini ifade etti.

İklim krizi ve çevre sorunlarına da detaylıca değinen Cumhurbaşkanı, Kasım ayında Antalya'da Avustralya ortaklığıyla düzenlenecek ve iklim adaletinin öne çıkarılacağı COP31 Liderler Zirvesi'ne tüm devletleri davet etti. Eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi'nin küresel önemine vurgu yaptı.

Küresel israf kültürüne dikkat çekerek, her yıl milyarlarca ton gıdanın çöpe gittiği bir dünyada adaletten bahsedilemeyeceğini savundu ve Dr. Mehmet Mehdi Eker'in BM Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) Genel Direktörlüğüne Türkiye tarafından aday gösterildiğini açıkladı.

Batı'da veba gibi yayıldığını belirttiği İslam düşmanlığı, kültürel ırkçılık, antisemitizm ve bilhassa okullardaki başörtüsü yasaklarıyla kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini bildirdi.

Küresel cinsiyetsizleştirme politikalarını, aile kurumunu ve masum çocukları hedef alan bir kuşatma olarak nitelendiren Erdoğan, Türkiye'nin aile yapısını korumakta inisiyatif almaya devam edeceğini söyledi.

Sosyal medyada yayılan dezenformasyon faaliyetlerine ve kontrolü zorlaşan Yapay Zeka teknolojilerine dikkat çekerek, uluslararası ortak bir hukuki çerçevenin ve BM Uluslararası Yapay Zeka Sözleşmesi'nin acilen yürürlüğe konulması çağrısında bulundu.

Konuşmasını şair Sezai Karakoç'un "Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak..." dizeleriyle sonlandıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz, ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz." diyerek Türkiye'nin korku ve içe kapanma yerine adalet ve dayanışma yolunu seçtiğini ilan etti.

Kaynak: Anadolu Ajansı

YORUM YAZ

Vakit Kıbrıs Mobil Uygulama

Vakit Kıbrıs
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz