Köşe Yazarı

Fevzi Uzel

ÇARPIK KENTLEŞME Mİ, ÇARPIK ZİHNİYET Mİ?

17.10.2026 - Cumartesi 13:46

Haberi Paylaş:

70’li yıllarda başlayan, 90’lardan sonra iyice kontrolden çıkan çarpık kentleşmenin faturasını hep yöneticilere kestik.

Peki, biz ne kadar masumuz?

Hangimiz imara aykırı bir yapı yapmak için torpil aramadık? Dere yatağına ev yapabilmek, binasına kaçak kat çıkabilmek için bir tanıdığın kapısını çalmadık?

İstanbul’daki iskânsız binaların çokluğuna bakın! Neredeyse yarısı iskânsız desek şaşırmayacağız. Peki, bu binalara elektriği kim bağladı? Doğalgazı, suyu kim götürdü?

Eeee, hani kurallar? Hani denetim?

Bir tarafta ruhsatsız, iskânsız yapılar; diğer tarafta bu yapılara yıllarca hizmet götüren kamu kurumları...

Yöneticiler oy uğruna göz yumdu, vatandaş da fırsat buldukça kuralları çiğnedi. Üstelik her imar affında kurallara uyan değil, uymayan ödüllendirildi.

Sonra da mahalle kültürü bitti, komşuluk öldü, şehirler yaşanmaz hale geldi diye dertleniyoruz.

Kusura bakmayalım!

Hepimiz suçluyuz. Kimi yaptığıyla, kimi izin verdiğiyle, kimi de göz yumduğu için!

Çarpık kentleşme, çarpık zihniyetimizin betonlaşmış halidir.

YORUM YAZ

Vakit Kıbrıs Mobil Uygulama

Vakit Kıbrıs
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz