Yüzde 161 artış!
28.01.2026 - Çarşamba 10:00
Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Abidin Akbirgün, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisindeki yoğunluğa dikkat çekerek, bunun önemli nedenlerinden birinin adli vakalardaki artışlar olduğunu kaydetti.
Cemre CEMALİ
Başhekim Dr. Akbirgün, taciz, tecavüz gibi ağır durumların yanı sıra darp, hırsızlık, akran zorbalığı gibi adli vakalarda 2023’ten 2024’e geçerken yüzde 48, 2024’ten 2025’e geçerken ise yüzde 77 oranında artış yaşandığını belirtti. Polisin getirdiği vaka sayısının 2023’te 27, 2024’te 40, 2025’te ise 71’e yükseldiğini ifade eden Akbirgün, iki yıl içinde toplam artışın yüzde 161’e ulaştığını söyledi.
KIBRIS muhabirine konuşan Dr. Akbirgün, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümüne yapılan başvurularda yıllık yüzde 10’luk bir artış yaşandığını söyleyerek bölüme 2023 yılında 10 bin 628, 2024’te 11 bin 402, 2025’te ise 12 bin 490 çocuğun başvurduğunu açıkladı. Akbirgün, çocuklarda en sık görülen tanıların gelişimsel bozukluklar ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olduğunu belirtti.
Sıkıntılardan da söz eden Başhekim, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi için ayrı bir randevu birimi oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Dr. Akbirgün, hastane binasının çok eski olduğunu ve fiziki koşulların mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini vurgularken, daha geniş alanlara ihtiyaç duyduklarını söyledi. Akbirgün, psikiyatri için de acil servisin oluşturulması gerektiğini ifade etti.

“Başvurular yüzde 10 arttı”
Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Abidin Akbirgün, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümüne yapılan başvurularda yıllık yüzde 10’luk bir artış yaşandığını söyleyerek bölüme 2023 yılında 10 bin 628, 2024’te 11 bin 402, 2025’te ise 12 bin 490 çocuğun başvurduğunu açıkladı.
Bu bölüme ayda 500 hastaya randevu verilebildiğini dile getiren Akbirgün, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümünde 5 doktorun görev yaptığını ve her doktorun günde 8-10 hasta gördüğünü kaydetti.
Akbirgün poliklinik saatlerinin 08.30 ile 12.30/13.00 arasında olduğunu ifade ederek, her doktorun haftada 3,5 gün poliklinik yaptığını aktardı.
Her salı gününün sağlık kurulu günü olduğunu ifade eden Akbirgün, bu nedenle o gün randevu sisteminde daha az hasta görüldüğünü, haftanın bir gününde ise ilaç yazma polikliniği hizmeti verildiğini sözlerine ekledi.
“Ayda 500 kişi ilaç başvurusu yapıyor”
Ayda yaklaşık 500 kişinin de ilaç yazdırmak için başvurduğunu belirten Başhekim, “Her doktorun belli günlerde ilaç yazma polikliniği vardır. İlaç yazdırmak için gelenler doğrudan hastaneye başvurabiliyor, bunun için randevu almalarına gerek yok” diye konuştu.
Akbirgün, hastaneden ilaç alınabilmesi için mutlaka reçete gerektiğini vurgulayarak, dışarıda muayene olan ve hastanede hiç görülmeyen hastaların, ilaç yazma polikliniğine kabul edilemeyeceğini anımsattı.
Dışarıda muayene olan hastaların mutlaka hastaneden randevu alıp buradaki doktorlardan birine muayene olmaları gerektiğini hatırlattı.
“Ailelerle de görüşme şart”
Çocuk psikiyatrisi hizmetlerinin yetişkin psikiyatrisine göre daha farklı bir alan olduğunu vurgulayan Dr. Abidin Akbirgün, yetişkin psikiyatrisinde bile hasta ile konuşup doğru tedaviyi uygulayabilmek için en az yarım saat, 40 dakikaya ihtiyaçları olduğuna dikkat çekti.
Dr. Akbirgün, çocuklarla iletişim kurmanın daha da zor olduğuna işaret ederek yarım saatin bile çoğu zaman yetersiz kaldığını, ayrıca sadece çocukla değil ailelerle de görüşme yapılması gerektiğini söyledi.
En sık tanı: “Gelişimsel Bozukluk” ve “DEHB”
Hastane kayıtları baz alındığında çocuklarda en sık görülen tanıların gelişimsel bozukluklar ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olduğunu belirten Dr. Abidin Akbirgün, DEHB tanısı alan çocuklar için genellikle yeşil reçeteye tabi ilaçların kullanıldığını, bu nedenle de hastaların her ay ilaç yazdırmak zorunda kaldığını ifade etti.
DEHB tanısı alan hastalara verilen ilaçların dışarıdaki eczanelerden verilmediğini dile getiren Akbirgün, “Yani bu çocuklar özelde de burada da muayene de olsa, yeşil reçeteye tabi ilaçları temin edebilecekleri tek yer İlaç Eczacılık Dairesi ve hastanemizdir.” dedi.

“DEHB ilaçları dışarıya açılmalıdır”
Tüm yeşil reçeteye tabi ilaçların belli kurallar çerçevesinde dış eczanelerde satılabildiğini, yalnızca DEHB tanısı için kullanılan ilaçların bu kapsamda olmadığını hatırlatan Akbirgün, bu durumun birikmeye yol açtığını söyledi.
Dr. Akbirgün, DEHB ilaçlarının dış eczanelere açılması gerektiğini ilgili kurumlara bildirdiklerini aktararak “Uygun görülmüyor demek ki, saygı duyuyoruz. Ancak bu durum hastaneyi ciddi şekilde tıkıyor. Hastalar reçete yazdırmak için doktor peşinde koşuyor. Bu durum poliklinikleri sıkıştırıyor, aileleri zor durumda bırakıyor. Hastane eczanesinde ilaç yükü ciddi artıyor çünkü ciddi bir hasta potansiyeli var” diye konuştu.
DEHB ilaçlarının başlandıktan sonra uzun süre kullanılması gerektiğine dikkat çeken Akbirgün, “Okula giden, dikkat eksikliği yaşayan bir çocuğun bu ilaçları çoğu zaman en az 18 yaşına kadar kullanması gerekiyor. Çocuk ilacı 3–4 yıl kullansa bile her ay yeşil reçete yazılması zorunlu. Bu hastalar randevu almaya çalıştıkça sistem tıkanıyor” dedi.
Hastanenin kendi hastası olan kişilerin ilaç yazdırmak için randevusuz başvurabildiğini hatırlatan Akbirgün, bu işlemler için randevu biriminin meşgul edilmesine gerek olmadığını vurguladı.
Yeşil reçete gününden önce yapılan başvurulara da değinen Akbirgün, “Bazı kişiler bir hafta önceden gelip ilacın yazılmasını talep ediyor. Bu konuda zaman zaman sıkıntılar ve tartışmalar yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Ayrı bir randevu birimine ihtiyaç var”
Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi için ayrı bir randevu birimi oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Başhekim Dr. Abidin Akbirgün, bu sayede hizmetlerin çok daha verimli yürütülebileceğini vurguladı.
Bunun için altyapı çalışmalarının gerekli olduğunu belirten Akbirgün, randevu almak için arayan kişilerle aciliyet durumuna ilişkin görüşme yapılmasının önemli olduğunu söyledi.
“Herkes sisteme yükleniyor. İlaç yazdırmak için arayan da var, acil olmayan durumlar için arayan da” diyen ve bu durumun yoğunluğu artırdığını ifade eden Akbirgün, özellikle boşanma süreçlerinde ebeveynlerin danışmanlık almalarının çocukların üzerindeki baskıyı azaltacağını belirtti.
İlerleyen süreçte randevu sisteminin doğrudan hastaneye bağlı olmasının daha sağlıklı olacağını dile getiren Akbirgün, mevcut sistemde “randevu istiyorum” diyerek arayan herkese herhangi bir değerlendirme yapılmadan randevu verildiğini kaydetti.
Akbirgün, “Randevu sistemi bize bağlı olduğunda, arayan kişiyle kısa bir görüşme yapılabilir, acil vakalara öncelik tanınabilir. Bu da hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından süreci daha verimli hale getirir.” dedi.
“Adli vakalar iki yılda yüzde 161 arttı”
Çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümündeki yoğunluğun en önemli nedeninin adli vakalar olduğunu belirten Başhekim Dr. Akbirgün, adli vakalarda 2023’ten 2024’e geçerken yüzde 48, 2024’ten 2025’e geçerken ise yüzde 77 oranında artış yaşandığını belirtti.
Polisin getirdiği vaka sayısının 2023’te 27 iken 2024’te 40’a, 2025’te ise 71’e yükseldiğini ifade eden Akbirgün, iki yıl içinde toplam artışın yüzde 161’e ulaştığını söyledi.
Akbirgün, adli vakalardaki bu artışın bölümde ciddi bir yoğunluk yarattığını kaydederek, “Bu vakalar polis ya da mahkeme sevkiyle geliyor. Taciz, tecavüz gibi ağır durumların yanı sıra darp, hırsızlık, akran zorbalığı gibi adli olaylar da var. Bu kişiler 18 yaşından küçük mağdur olabildiği gibi, suçu işleyen de olabiliyor” diye konuştu.
Adli vakaların poliklinik işleyişini ciddi şekilde aksattığını ifade eden Dr. Akbirgün, “Bir adli vaka geldiğinde sistem adeta bloke oluyor. En az 2–3 doktorun birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Taciz ya da tecavüz gibi vakalarda normal poliklinik muayenesi yapılmıyor, çoğu zaman tüm gün bu vakaya ayrılıyor” diye konuştu.
Akbirgün, bu vakaların tek seferlik olmadığını, defalarca değerlendirme yapıldığını ve hekimlerin sık sık mahkemeye çağrıldığını söyleyerek mahkeme günlerinde poliklinik randevularının da aksadığını belirtti.
Çocuk psikiyatrisinde adli vakalara öncelikle nöbetçi doktorun baktığını kaydeden Akbirgün, nöbetçi hekimin oncall nöbetçi olduğunu ve bu nedenle poliklinikte daha az hasta kabul ettiğini, böylece adli vakalara da zaman ayrılabildiğini sözlerine ekledi.
“Acil müdahalelerde acil servise başvurun”
Başhekim Dr. Akbirgün, çocuk ve ergenlerde en acil müdahale gerektiren durumların, yaşamına son verme girişimi ya da düşünceleri ile kendine ve çevresine zarar verici davranışlar olduğunu belirterek bu gibi acil durumlar için Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde oncall nöbetçi olarak hizmet veren çocuk psikiyatrisi doktorunun görev yaptığını kaydetti.
Acil durumlarda randevu alınmasına veya beklenmesine gerek olmadığını vurgulayan Akbirgün, “Bu tür durumlarda doğrudan acil servise müracaat edilebilir” dedi.
“Yeni yeni kadrolar oluşturuluyor”
Dr. Abidin Akbirgün, çocuk ve ergen psikiyatrisinde doktor sayısının artırılması ihtiyacıyla ilgili soruya, bu branşta uzman doktor sayesinin adamızda kısıtlı olduğunu belirterek yanıt verdi:
“Bildiğim kadarıyla dışarıda bu uzmanlık alanında yeterli doktor yok. Bakanlığın açtığı kontenjanlar icin beş kisi başvurdu ve hepsi de kadrolanma sürecinde. Ülkemizde çocuk psikiyatrisi geç tarif edildi, yeni yeni kadrolar oluşturuluyor. Daha önceden de hizmet veriyorduk ama kadroların tanımlanması ve oluşturulması yeni bir gelişme.”
Dünyada da çocuk psikiyatrisinin en son ortaya çıkan branşlardan biri olduğunu hatırlatan Akbirgün, “Eskiden bu bölüm yokken çocuklara da yetişkin psikiyatristleri bakıyordu, Türkiye’den gelen doktorlar destek veriyordu. Uzun yıllardır çocuk ve ergen psikiyatristleri var ama kadro ve birim tanımı yeni” diye konuştu.

Şu an hastanede görev yapan 5 doktorun tamamının aday memur olduğunu aktaran Akbirgün, “Kamu Hizmeti Komisyonu’nda 3–4 ay önce sınava girdiler, süreç tamamlandığında memur olarak atanacaklar” ifadelerini kullandı.
“Sosyal hizmet uzmanı yok”
Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde en büyük sorunun sosyal hizmet uzmanı eksikliği olduğunu vurgulayan Başhekim Dr. Abidin Akbirgün, kadronun yaklaşık 6–7 yıldır boş olduğunu ve bunun büyük bir eksiklik yarattığını söyledi.
Akbirgün, sosyal hizmet uzmanlarının, hastaların aileleriyle iletişim kurmak, tedavilerini takip etmek ve ihtiyaçlarını belirlemek gibi konularla ilgilendiğini kaydederek “Psikiyatri doktorunun işi hasta görmek ve doğru tedaviyi uygulamaktır. Hastaların sosyal ihtiyaç ve gereksinimlerini doktorlar takip edemez; ilgili kurumlarla koordinasyon sağlayamazsanız hastanın tedavi sureci tamamlanmış sayılmaz.
Hastanede en az iki sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç olduğunu belirten Akbirgün, “Bir sosyal hizmet uzmanı olsa, ‘Bu hasta bir ay önce gelmeliydi, gelmiyor; ilacını kullanıyor mu, kullanmıyor mu?’ gibi kontrolleri yapabiliriz. Bu yükü doktora bırakırsanız, doktorlar tükenir” diye konuştu.
Başhekim Dr. Abidin Akbirgün, hastanenin adli ve hukuksal süreçlerle, mahkemeler, savcılar, sosyal hizmet dairesi, belediyelerle ve İçişleri Bakanlığı ile sürekli iletişim halinde olduğunu ifade ederek, bu koordinasyonun doktorlar tarafından yürütülemeyeceğini belirtti.
Sosyal hizmet uzmanı görevlendirilirse koruyucu ruh sağlığı hizmetlerine ağırlık verilebileceğini de ifade eden Akbirgün, “Koruyucu ruh sağlığı yapmamız lazım ki aile bütünlüğü, aile içi şiddeti ve uyuşturucu kullanımını önleyelim. Bunu ancak bir takım olarak yapabilirsiniz ki sosyal hizmet uzmanı olmadan bu iş yürümez.” dedi.
“Yıllar içinde doktor sayımız arttı”
Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde doktor sayısı son yıllarda önemli ölçüde artırıldığına da değinen Dr. Abidin Akbirgün, hastanede toplam 17 psikiyatrist doktorun görev yaptığını açıkladı.
Bunlardan 5’inin çocuk ve ergen psikiyatrisi, 12’sinin ise yetişkin psikiyatrisi alanında hizmet verdiğini kaydeden Akbirgün, “3-4 yıl öncesine kadar hastanemizde sadece ben dahil, 3 psikiyatrist vardı.” dedi.
Dr. Akbirgün, yetişkin bölümünde her gün 6 hekimin poliklinik hizmeti verdiğini ve başvuran hastaların aynı gün içinde muayene olabildiğini belirterek ayrıca yetişkin psikiyatristlerin farklı bölgelerde de görev yaptığına değindi:
“Girne, Güzelyurt ve Gazimağusa’da da psikiyatristlerimiz bulunuyor. Çarşamba ve Cuma günleri Gazimağusa Devlet Hastanesinde, Salı günü Girne Akçicek Hastanesinde, Perşembe günü ise Cengiz Topel Hastanesi’nde görev yapıyorlar. Ayrıca Çarşamba ve Perşembe günleri Maraş Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi’nde de hizmet veriyoruz.” dedi.
“Hastane çok eski, bakımı yapılmalı”
Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Abidin Akbirgün, hastanenin binasının çok eski olduğunu belirterek fiziki koşulların iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Dr. Akbirgün, “Hastanede yetersiz poliklinik odaları var, genişletilmesi gerekiyor. Servis alt yapıları düzeltilmeli, tüm bina tamamen elden geçirilmeli. Pencere, kapı ve çatıların durumu kötü. Bunların hepsi bakanlığa yazılı olarak bildirildi, yenilenmesini bekliyoruz.” dedi.
Ayrıca hastanenin fiziki olarak genişletilmesi gerektiğine dikkat çeken Akbirgün, “Burada kalıcı kronik rahatsızlığı olan hastalar da bulunuyor. Bu nedenle modern ve yeterli bir fiziki yapı şart.” ifadelerini kullandı.
“Psikiyatri acil servisi ihtiyacı var”
Başhekim Dr. Abidin Akbirgün, hastanede psikiyatri acil servisinin bulunmadığını belirterek, bu eksikliğin ciddi sorunlara yol açtığını söyledi.
Dr. Akbirgün, psikiyatri acil servisi kurulmasının hem hastalara daha hızlı ve güvenli hizmet sunmak hem de Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin acil servis yükünü azaltmak açısından önem taşıdığını vurgulayarak “Psikiyatri acil servisini açacak yeterli doktorumuz var, ancak yer ve altyapı eksikliği nedeniyle bunu gerçekleştiremiyoruz.” dedi.
Başhekim Akbirgün, acil psikiyatrik durumda olan hastaların mevcut acil servise başvurmalarının, acildeki doktorlar için de ciddi bir zorluk oluşturduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
“Eğer açabilirsek, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin acil servisinin yükü de azalacak ve orada yoğun baskı altında çalışan doktorlar da rahatlayacaktır.”
“Çocuk ve ergen yatılı servisi yok”
Dr. Abidin Akbirgün, yetişkin yatılı kapalı servisin kapasitesinin yaklaşık 30, AMATEM yatılı servisinin kapasitesinin de 16 olduğunu belirterek, “Psikiyatri hastalarının alana ihtiyacı vardır. Ne kadar çok sıkıştırırsanız tedavi süreci o kadar zorlanır.” dedi.

Dr. Akbirgün, çocuk ve ergen hastalar için yatılı servis olmadığını vurgulayarak, “Çocuklar için de ihtiyaç var ama yer yok. Özellikle 16 yaşından sonra psikotik semptomlar belirginleşebiliyor. Yatılı tedavi ihtiyacı da bu yaştan sonra artıyor. Çocuk yatılı servisi olmadığıı için, yapılan tıbbi değerlendirmeler sonucunda, yatış endikasyonu olan çocuklar doktorunun kontrolünde ve onayı ile ya Türkiye’ye sevk ediliyor ya da burada yetişkin servisinde yatırılmak zorunda kalınıyor.” ifadelerini kullandı.
“AMATEM’in artık yatılı servisi ve polikliniği var”
Dr. Abidin Akbirgün, hastane bünyesinde Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi (AMATEM) Polikliniği ile Denetimli Serbestlik Polikliniği’nin de yer aldığını belirtti.
Dr. Akbirgün, “Eskiden psikotik hastalar ile bağımlı hastalar aynı yerdeydi. Ancak artık ayrı servislerimiz var. AMATEM’in son bir yıldır bağımsız bir servisi bulunuyor. Bu serviste ayrı hemşirelerimiz, doktorlarımız ve psikologlarımız görev yapıyor. Şu an modern bir AMATEM servisimiz var.” dedi.

Serbestlik Polikliniğinde 1 doktor olmak üzere toplam 4 doktorun görev yaptığını ifade ederek karkas halde bulunan AMATEM binası ile ilgili son durumu paylaştı:
“Çok uzun zamandır bitirilmemiş yarım kalan bir binaydı. Sağlık Bakanlığından aldığım bilgiye göre bu sene içerisinde yarım kalan süreç tekrar canlandırılacak.”




