Ertuğruloğlu: Cumhurbaşkanı’nın sürdürdüğü politika, Kıbrıs Türküne zaman ve statü kaybettiriyor

20.02.2026 - Cuma 16:01

Haberi Paylaş:

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Sorunu’na ilişkin Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yürüttüğü politikayı hedef alan bir basın toplantısı düzenledi. Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı’na yönelik kişisel bir olumsuzluk taşımadığını, aralarında karşılıklı sevgi ve saygının mevcut olduğunu vurgulayarak eleştirilerinin “politika” düzleminde olduğunu söyledi.

Bakan Ertuğruloğlu, “Cumhurbaşkanı’nın sürdürdüğü politika, Kıbrıs Türküne zaman ve statü kaybettiriyor. Bu politikanın yanlış olduğunu açıkça vurgulamak görevimdir” dedi.

“Ankara ile istişaredeyim deniyor; bu söz konusu değil”

Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamaların her gün arşivlendiğini belirten Ertuğruloğlu, “Israrla aynı cümleler tekrar ediliyor. Cumhurbaşkanı, izlediği yolu Ankara ile istişarede olduğunu söylüyor; bu söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs meselesinin “ulusal bir dava” olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı’nın bu konuyu kendi siyasi tercihleri doğrultusunda kullanma yaklaşımını eleştirerek, “Bilmezden gelerek, ‘Bu makamı kendi siyasi tercihime göre kullanırım, başkası karışamaz’ zihniyeti doğru değil” dedi.

“Rum’un kapısında yalvaran toplum statüsüne indirgemeyi kabul etmeyiz”

Bakan Ertuğruloğlu, mevcut yaklaşımın Kıbrıs Türkünü “aciz ve çaresiz toplum statüsüne” indirgediğini savunarak, “Hiçbir anlamı olmayan bir yöntemle bizi Rum’un kapısında yalvaran, aciz ve çaresiz toplum statüsüne indirgeyen bu politikalarda ısrar edilmesini asla kabul etmeyiz, izin vermeyiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı’nın zaman zaman “eşit egemenlik”, zaman zaman “siyasi eşitlik” vurgusu yaptığını belirten Ertuğruloğlu, “Bu masa hangi masa, sayın Cumhurbaşkanı? Ne masası bu? … Hangi statü ile oturacaksınız? Karşıdakinin statüsü ne olacak?” sorularını yöneltti. Ertuğruloğlu, Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” statüsünü koruduğu ve ambargoların sürdüğü bir zeminde, “masadan kaçmama” söyleminin pratikte ne kazandıracağını sorguladı: “Kaçsan ne, kaçmasan ne, ne kazanacağız?”

Rum tarafının uluslararası arenada “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak yoluna devam ettiğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Buradan meydan okuyarak konuşmanın ne anlamı var? Ne kazandık?” dedi.

“Eşit egemenlik iki devlet demektir” vurgusu

Ertuğruloğlu, eşit egemenliğin iki devlet ve eşit statü anlamına geldiğini savunarak, Cumhurbaşkanı’nın “eşit egemenlik yerine siyasi eşitliği” öne çıkarmasının, devletin ortadan kaldırılmasını hedeflemek anlamına geldiğini iddia etti. Bu değerlendirmesini “açık ve net” şekilde ifade ettiğini söyleyen Bakan, Cumhurbaşkanı’nın yaklaşımını eleştirerek, KKTC’nin statüsünü zayıflatabilecek bir çizgiye işaret etti.

“Dışişleri’nin izlediği politika ile aynı değil”

Cumhurbaşkanı’nın Rumların Kıbrıs Türkünün haklarına saygı göstermediği bir ortamda dahi aynı hattı sürdürdüğünü söyleyen Ertuğruloğlu, “Rumlarla bir ortaklık kurulması söz konusu değildir. Ama buna kilitlenmişlerdir. Parti tabanı da öyledir. Mecliste birbirimize giriyoruz bu yüzden” dedi.

Ertuğruloğlu, başka ülkelerde örneği bulunmadığını ileri sürerek, “Devletin Cumhurbaşkanı, o devletin sürdürülebilirliğini kabul etmiyor” ifadesini kullandı; Rum tarafının ise taleplerini açıkça dile getirdiğini savundu. Rumların, Türk askerinin adadan çekilmesi ve garantilerin kalkması yönünde beklentileri olduğunu öne süren Ertuğruloğlu, “Erhürman’ın siyasi eşitlik dediğini konuşabilir ama…” diyerek bu çerçevede eleştirilerini sürdürdü.

Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çaba koyanların önce “sorunun ne olduğunu” doğru tanımlaması gerektiğini dile getiren Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorunu çözülsün demek kolaydır. Rumla biz aynı sorunu mu çözmeye çalışıyoruz?” ifadelerini kullandı. Sorunun özünün, Rum tarafının Kıbrıs Türkünü ve KKTC’yi tanımaması ve Kıbrıs Cumhuriyeti sıfatını tek başına sürdürmesi olduğunu savundu.

Geçmiş federasyon müzakere süreçlerine de değinen Ertuğruloğlu, farklı dönemlerde benzer denemeler yapıldığını, ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek, “Federasyon yoktur; müzakere olacaksa devletler arası olacak” dedi. Bu çerçevede, “Bugün izlenen politika ile Dışişleri Bakanlığı’nın izlediği politika aynı değil; destek vermiyoruz, bağlantımız yoktur” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ile istişare” iddiasına itiraz

Ertuğruloğlu, Erhürman’ın Türkiye ile istişarede olduğunu söylediğini ancak bunun doğru olmadığını öne sürerek, “Türkiye’den herhangi bir resmi makam; Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakan Fidan, Meclis Başkanı, Savunma Bakanı veya TBMM kararı ile ilgili herhangi bir duyumunuz oldu mu?” diye konuştu. Erdoğan ile yapılan ziyaretlerde de aynı çizgide olunmadığının “açıkça yazıldığını” iddia eden Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı’nın bu yöndeki anlatımına karşı çıktı.

Cumhurbaşkanı’nın “Kıbrıs Türkü ada üzerindeki haklarından vazgeçmez” sözlerinin halkı memnun edebileceğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Ancak Kıbrıslı Rum da asla haklarından vazgeçmez. Ne olacak? Birleşik Kıbrıs tek devlet, tek egemenlik” değerlendirmesinde bulundu.

AB mesajı ve “statüko” tartışması

Bakan Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı’nın dört aşamalı bir strateji öngördüğünü belirterek, bunun “akademisyenlerin çözeceği bir denklem” gibi ele alınamayacağını savundu. Rum uzlaşmazlığının uluslararası sistem tarafından desteklendiğini ileri süren Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Rum tarafına desteğini de örnek gösterdi.

Cumhurbaşkanı’nın “belirli bir takvime bağlı olacağı”, “önü açık olmayacağı” ve “bugünkü statükoya dönülmeyeceği” yönündeki yaklaşımını eleştiren Ertuğruloğlu, “Peki bugünkü statükoya dönülmeyeceğinin ne anlamı var? Nereye dönecek?” diye sordu. Ertuğruloğlu, yöntemin son basamağında Rum tarafının “icazetini” gerektireceğini savunarak, Kıbrıs Türküne bazı haklar verilip bunun alkışlanmasının isteneceği iddiasında bulundu.

“Koordinasyon” vurgusu

Ertuğruloğlu, açıklamalarını, devletin en yüksek makamı olan Cumhurbaşkanlığı ile hükümet arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekerek tamamladı. Kıbrıs meselesinde ortak, tutarlı ve kurumsal bir çizginin şart olduğunu kaydeden Bakan, Cumhurbaşkanı’nın izlediği politikanın hükümetin ve Dışişleri’nin yaklaşımıyla örtüşmediğini yineledi.

YORUM YAZ
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz