Erhürman NTV’ye konuştu: Siyasi eşitlik kabul edilmeden müzakere başlamaz

18.02.2026 - Çarşamba 11:02

Haberi Paylaş:

Yusuf Bahadır AYDIN

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, İstanbul’daki “Bab-ı Ali toplantıları” kapsamında konuk olduğu NTV’de, Kıbrıs’taki son gelişmeleri, enerji-güvenlik eksenindeki bölgesel hamleleri ve Kıbrıs sorununa ilişkin “yol planını” anlattı. Erhürman, NTV Lefkoşa Temsilcisi Selim Sayarı ile diplomasi muhabiri Deniz Kilislioğlu’nun sorularını yanıtladı.

Programda, müzakere sürecinin uzunluğuna, 2017 sonrası dönemde hızlanan jeopolitik ve enerji temelli gelişmelere, Güney Kıbrıs’ın üçüncü ülkelerle artan askeri/enerji iş birliklerine ve buna karşı Kıbrıslı Türk tarafının “siyasi eşitlik” vurgusuna dikkat çekildi.

“2017’den 2026’ya geldik; 60 yıla yaklaşan bir müzakere tarihi var”

Kıbrıs sorununun 60 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini vurgulayan Erhürman, son yıllarda “baş döndürücü” gelişmeler yaşandığını belirterek, özellikle Güney Kıbrıs’ın enerji ve askeri alanlarda Fransa gibi ülkelerle iş birliklerini artırdığını ifade etti.

Erhürman, adanın tamamını ilgilendiren güvenlik ve enerji gibi başlıklarda Kıbrıslı Türk tarafının onayı olmadan yapılan düzenlemelerin “hukuken mümkün olmadığı” görüşünü dile getirerek, “Ortak yetki alanı olarak tanımlanan yerlerin fiilen gerçekleşmemesi” sorununa işaret etti.

Bu çerçevede, son dönemde tartışma konusu olan “ticaret yolları anlaşmaları” gibi adayı ilgilendiren kararların “Kıbrıslı Rumların tek başına ada adına verebileceği kararlar olmadığını” kaydeden Erhürman, “KKTC ve Türkiye by-pass edilemez” mesajını verdi.

“Rumları masaya çekmek” sorusuna itiraz: “Çerçeve hatalı”

Kilislioğlu’nun “Rumları masaya çekmek kolay mı, gerçekçi mi?” sorusunu yanıtlayan Erhürman, sorunun dayandığı yaklaşımın sorunlu olduğunu savundu. Erhürman, Kıbrıslı Türklerin temel mücadelesinin, süreç içinde “egemenlik haklarının bypass edilmemesi” olduğunu belirtti.

GSI değerlendirmesi: “Türkiye–Kıbrıs–Yunanistan hattı daha mantıklı”

Erhürman, Great Sea Interconnector (GSI) projesine ilişkin değerlendirmesinde, Yunanistan–İsrail–Güney Kıbrıs enerji hattının hem mali hem de siyasi açıdan “fizibıl ve sürdürülebilir olmadığını” söyledi. Projenin Avrupa Birliği’nden mali destek aldığını hatırlatan Erhürman, buna karşılık “en mantıklı hattın Türkiye–Kıbrıs–Yunanistan güzergâhı” olduğunu ifade etti.

Çözüm perspektifinde enerji projeleri üzerinden “karşılıklı bağımlılık” üretilebileceğini belirten Erhürman, Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün, statüko içinde iş birliği yürütmeyen Türkiye’yi “ekarte etme” girişimlerine de zemin hazırladığını; GSI’nin bunun somut örneklerinden biri olduğunu dile getirdi.

“Müzakere etmek için müzakere değil; çözüm için müzakere”

Programda Erhürman’ın “dört maddelik metodolojisi” de gündeme geldi. Erhürman, “müzakere etmek için müzakere” anlayışını benimsemediklerini, hedeflerinin “çözüm için müzakere” olduğunu söyledi.

Erhürman’ın aktardığı çerçeve;

  • siyasi eşitlik,

  • takvimlendirme,

  • yakınlaşmaların devamı,

  • bedel temelinde sonuç odaklı yaklaşım
    başlıkları üzerine kuruldu.

Bu metodolojinin “çözüm odaklı öneriler” içerdiğini belirten Erhürman, süreçte kuralların netleşmesi ve sonuç üreten bir zeminin kurulması gerektiğini vurguladı.

BM Genel Sekreteri ile görüşme: “İki kapı açamayan liderler kapsamlı çözümü müzakere edemez”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ile yaptığı görüşmeye de değinen Erhürman, görüşmede “Adada iki kapı açmayı beceremeyen liderler, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü için müzakere edemez” ifadesini kullandığını aktardı.

Erhürman, benimsedikleri yaklaşımın “aşamalı” olduğunu belirterek, ilk aşamada Güven Yaratıcı Önlemler üzerinden vatandaşların gündelik yaşamını kolaylaştıracak adımların hedeflendiğini; bunun aynı zamanda “çözüm iradesinin sembolik göstergesi” olacağını kaydetti.

Görüşme ile müzakere kavramlarını ayırdığını söyleyen Erhürman, ilk adımın temas ve görüşmelerle yakınlaşma sağlanması, ardından metodolojinin (kuralların) belirlenmesi olduğunu; son aşamanın ise müzakere safhası olarak tasarlandığını ifade etti. Bu yaklaşımın “bugüne kadar sağlanan yakınlaşmaların ürünü” olduğunu belirten Erhürman, BM Genel Sekreteri’nin de “sonuç odaklı” vurgu yaptığını aktardı.

Güney Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı süreci: “Çözüm iradesini anlatmayı sürdüreceğiz”

Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı sürecinde müzakere ihtimallerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erhürman, “Çözüm isteyen taraf kimdir?” sorusuna yanıt olacak şekilde, adaya gelen veya görüşmeye açık tüm diplomatik muhataplarla temaslarını sürdüreceklerini; Kıbrıslı Türk tarafının çözüm iradesini görünür kılmaya devam edeceklerini ifade etti.

“Türkiye ile aynı noktadan hareket ediyoruz”

Ankara ile eşgüdümlü siyasete ilişkin soruyu da yanıtlayan Erhürman, Türkiye ile “verimli” bir ilişki yürüttüklerini ve “güçlü bir istişare mekanizmasına” sahip olduklarını söyledi.

Kıbrıs sorununun özünde Türkiye ile aynı noktadan hareket ettiklerini vurgulayan Erhürman, “isimlere takılmadan” ortak egemenlik alanlarının birlikte kullanılması temelinde siyasi eşitliğin kabulü konusunda mutabakat bulunduğunu ve bunun çözüm yönünde kritik bir eşik olduğunu kaydetti.

YORUM YAZ
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz