Erhürman: Güneyin askeri ittifak arayışları adanın güvenliğini riske ediyor
15.03.2026 - Pazar 14:00
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yıllardır sürdürdüğü askeri ittifak ve anlaşmaların Türkiye’ye karşı denge oluşturma çabasına dayandığını belirterek, bunun gerçekçi olmadığını ve adanın güvenliğini riske attığını söyledi.
Erhürman, yaptığı açıklamada, söz konusu girişimlerin adada yaşayan herkesi etkileyen ciddi sonuçlar doğurduğunu vurgulayarak, “Bu çabalar, adanın ve adada yaşayanların güvenliğini riske etmektedir. Bu risk, adanın iki eşit kurucu ortağından biri olan Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın ortaya çıkmış olmasına karşın bizi de kapsama alanına almaktadır” ifadelerini kullandı.
Bu durumun ne adadaki mevcut statüyle ne de adalet anlayışıyla bağdaşmadığını kaydeden Erhürman, İngiliz üslerinin varlığına ve Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü ile buna ilişkin anlaşmalara işaret etti. Konuya ilişkin spekülasyona girmeyeceğini belirten Erhürman, buna rağmen ortaya çıkan tablonun kaygı verici olduğunu dile getirdi.
Adanın hem kuzeyinde hem güneyinde ekonominin temel dayanaklarından birinin turizm olduğunu hatırlatan Erhürman, güvenliğin riske edilmesinin kaçınılmaz biçimde turizmi ve genel ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Son günlerde Rum basınında yaşanan gelişmelerin turizm üzerindeki olumsuz etkilerinin yoğun biçimde tartışıldığına dikkat çeken Erhürman, hükümet yetkililerinin dış basında Kıbrıs’ın güvensiz bir yer gibi gösterildiğini savunduğunu belirtti. Ancak Güney Kıbrıs’ta halihazırda Birleşik Krallık’ın yanı sıra Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’ya ait askeri unsurların bulunduğunu ifade eden Erhürman, bu tablo karşısında dış basının konuya ilişkin haberlerinin ne ölçüde eleştirilebileceğinin tartışmalı olduğunu kaydetti.
Bölgede çocukların ve sivillerin hayatını kaybettiği, tüm bölgeyi hatta dünyayı riske atan bir savaş yaşandığını belirten Erhürman, böyle bir ortamda ekonomi ve turizmi önceleyen bir yaklaşım içinde olmadığını vurguladı. Ancak Rum basınında konunun yoğun şekilde ele alınması ve Güney Kıbrıs’ın güvenli bir yer olduğunu anlatmaya dönük bir iletişim stratejisi geliştirilmesinin gündeme gelmesi üzerine değerlendirme yapma ihtiyacı hissettiğini söyledi.
Erhürman ayrıca, Niyazi Kızılyürek’in Yenidüzen’de yayımlanan makalesine atıfta bulunarak, Yunanistan’ın eski başbakanlarından Antonis Samaras’ın Yunan Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Annan Planı uygulanmış olsaydı dönüşümlü başkanlık sistemi nedeniyle cumhurbaşkanlığı koltuğunda bir Kıbrıslı Türk’ün oturacağını ve bu durumda Yunanistan’ın adaya savaş gemisi ve uçak göndermesinin mümkün olmayacağını söylediğini aktardı.
Bu değerlendirmeyi “acı verici, düşündürücü ve öğretici” olarak nitelendiren Erhürman, Kıbrıs Türk halkının haksız biçimde görmezden gelindiği, iradesinin yok sayıldığı koşullarda dahli olmayan hataların bedelini ödemek istemediğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda savaşın en kısa sürede sona ermesini dileyen Erhürman, daha fazla çocuğun ve insanın ölmediği bir ortamın oluşmasını temenni etti. Bölgede kalıcı barış ve istikrarın, Kıbrıs adasında kalıcı barış ve istikrarla doğrudan bağlantılı olduğunun daha iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkı görmezden gelinerek, eşitliği reddedilerek ve iradesi yok sayılarak adada kalıcı barış, güvenlik ve sürdürülebilir refahın sağlanamayacağını ifade etti.




