ABD’den çığır açan buluş: Tedaviye dirençli depresyon vakalarında başarılı implant

21.01.2026 - Çarşamba 15:00

Haberi Paylaş:

ABD’de Washington University School of Medicine in St. Louis öncülüğünde yürütülen çok merkezli bir klinik çalışma, tedaviye dirençli ağır depresyon hastaları için umut vadeden sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, vagus sinirini uyaran küçük bir implante edilebilir cihaz, yıllardır farklı tedavilere yanıt vermeyen hastalarda kalıcı iyileşme sağladı.

RECOVER adlı klinik çalışmanın son bulguları, 13 Ocak’ta International Journal of Neuropsychopharmacology dergisinde yayımlandı. Çalışmada, vagus sinir stimülasyonu (VNS) uygulanan hastalarda depresyon belirtilerinde, günlük işlevsellikte ve yaşam kalitesinde uzun vadeli iyileşmeler gözlendi. Birinci yıl sonunda fayda gören hastaların büyük bölümünde bu kazanımlar ikinci yılda da korundu.

Araştırmaya katılan hastalar, ortalama 29 yıldır depresyonla yaşıyordu ve daha önce yaklaşık 13 farklı tedavi denemişti. Bunlar arasında elektroşok tedavisi ve transkraniyal manyetik uyarım gibi yoğun yöntemler de yer alıyordu. Bu durum, çalışmanın hedeflediği hasta grubunun ne kadar ağır ve zor tedavi edilebilir olduğunu ortaya koyuyor.

Çalışmanın başyazarı, Washington Üniversitesi Tedaviye Dirençli Duygudurum Bozuklukları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Charles Conway, örneklemin şimdiye kadar klinik bir araştırmada incelenmiş “en ağır tedaviye dirençli depresyon grubu” olduğunu söyledi. Conway, “Bu hastalar için etkili tedavilere acil ihtiyaç var. Kronik ve yıkıcı bir hastalıkta kısmi bir iyileşme bile hayat değiştirici olabilir. Vagus sinir stimülasyonunda gördüğümüz en önemli şey, bu etkinin kalıcı olması” dedi.

RECOVER çalışmasında, göğüs bölgesine cerrahi olarak yerleştirilen bir cihaz aracılığıyla beynin önemli iletişim yollarından biri olan sol vagus sinirine kontrollü elektriksel uyarılar verildi. Çalışmaya ABD genelinde 84 merkezden yaklaşık 500 hasta katıldı. Hastaların yaklaşık dörtte üçü depresyonun şiddeti nedeniyle çalışamaz durumdaydı.

Araştırma tasarımı gereği tüm katılımcılara cihaz yerleştirildi, ancak ilk yıl yalnızca yarısının cihazı aktif hale getirildi. Böylece tedavinin etkisi karşılaştırmalı olarak izlendi. Klinik yanıt, belirtilerde en az yüzde 30’luk azalma olarak tanımlanırken, yüzde 50 ve üzeri azalma “belirgin iyileşme” olarak değerlendirildi.

Yeni analiz, cihazı baştan itibaren aktif olan 214 hastaya odaklandı. Bu grupta hastaların yaklaşık yüzde 69’u, yani 147 kişi, ilk yıl sonunda en az bir ölçütte anlamlı iyileşme gösterdi. Bu hastaların yüzde 80’inden fazlası ikinci yılın sonunda da iyileşmelerini korudu ya da daha da ilerletti. Belirtileri yüzde 50’den fazla azalan hastaların ise yüzde 92’si iki yıl sonra hâlâ fayda görmeye devam ediyordu.

Dikkat çekici bir diğer bulgu ise, ilk yıl yanıt vermeyen hastaların yaklaşık üçte birinin ikinci yılın sonunda iyileşme bildirmesi oldu. Bu durum, vagus sinir stimülasyonunun bazı hastalarda daha geç etki gösterebileceğine işaret ediyor. Tedaviye yanıt verenlerde nüks oranlarının da düşük kaldığı belirtildi.

Araştırmaya göre, tedavi gören hastaların yüzde 20’sinden fazlası — 39 kişi — iki yılın sonunda remisyona girdi. Yani depresyon belirtileri günlük yaşamı etkilemeyecek düzeye indi. Conway, “İki yılın sonunda her beş hastadan birinin neredeyse hiç depresyon belirtisi göstermemesi bizi şaşırttı. Bu kadar karmaşık ve dirençli bir hastalıkta bu sonuçlar son derece sıra dışı” dedi.

Çalışma, vagus sinir stimülasyonu sistemini üreten LivaNova şirketi tarafından finanse edildi. Araştırmanın uzun vadeli sonuçlarının, ABD’de kamu sigorta sistemi kapsamında tedavinin geri ödeme kapsamının genişletilip genişletilmeyeceğine dair kararlara da ışık tutması bekleniyor. Bu kararın, tedavinin daha geniş hasta grupları için erişilebilir hale gelmesinde belirleyici olabileceği ifade ediliyor.

YORUM YAZ
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz