Özersay: Bu dava yalnızca ailelerin değil, toplumun tamamının vicdan davasıdır
20.01.2026 - Salı 18:00
Yusuf Bahadır AYDIN
KIBRIS TV’de Hasan Hastürer’in sunduğu Taşlar Dökülürken programının konuğu Kudret Özersay oldu. Programda, Adıyaman’daki İsias Otel davası başta olmak üzere, kamu vicdanı, adalet sistemi, siyasi yozlaşma, muhalefetin rolü ve Halkın Partisi’nin 10 yıllık siyasi mücadelesi ele alındı.
Özersay, İsias Otel davasında kamu görevlileri hakkında verilen kararların kamu vicdanını derinden yaraladığını belirterek, sürecin yalnızca hukuki değil aynı zamanda toplumsal ve vicdani bir boyutu bulunduğunu söyledi. Kamu görevlilerinin sorumluluklarının görmezden gelindiğini savunan Özersay, “Atılan her imzanın bir bedeli vardır. Bu bedel ödenmediği sürece adalete olan güven zedelenir” dedi.
“İç hukuk yolları tükendikten sonra AİHM gündeme gelecektir”
Davada “olası kast” değerlendirmesinin bilinçli şekilde devre dışı bırakıldığını savunan Özersay, ceza yargılamasında adil yargılanma ilkelerinin de ciddi biçimde tartışmalı olduğunu ifade etti. İç hukuk yollarının sonuna kadar kullanılacağını kaydeden Özersay, sürecin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmasının kuvvetle muhtemel olduğunu vurguladı.
“Bu yalnızca bir dava değil, toplumsal travmadır”
Depremde hayatını kaybeden çocukların Kıbrıs Türk toplumu açısından birer sembole dönüştüğünü dile getiren Özersay, yaşananların kolektif bir travma yarattığını söyledi. “Bu acı sadece ailelerin değil, bütün toplumun hafızasına kazınmıştır” diyen Özersay, adaletin sağlanmasının gelecek kuşaklar açısından da hayati önem taşıdığını ifade etti.
“Kronik bozulma yaşayan siyaset kendi kendini onaramaz”
Programda siyasal sistemdeki yapısal sorunlara da değinen Özersay, kronikleşmiş yozlaşmanın klasik siyaset yöntemleriyle giderilemeyeceğini söyledi. “Meşruiyetini halktan değil başka merkezlerden alan iktidarlar toplumsal karşılık bulamaz” diyen Özersay, bu durumun hem iç siyaseti hem de Türkiye ile ilişkileri olumsuz etkilediğini savundu.
Halkın Partisi’nin 10 yılı: “Geçici bir heves değil, kalıcı bir ihtiyaç”
Halkın Partisi’nin kuruluş felsefesine de değinen Özersay, partinin ideolojik değil ilkesel bir zeminde kurulduğunu belirtti. Yolsuzluk, rüşvet ve partizanlığa karşı “sigorta görevi” üstlendiklerini ifade eden Özersay, meclis dışında olunmasına rağmen etkili ve sonuç alıcı bir muhalefet yürüttüklerini söyledi.
“Sıra dışı muhalefet yöntemleriyle sonuç aldık”
Klasik muhalefet anlayışının dışına çıktıklarını belirten Özersay, bilgi edinme başvuruları, yargı süreçlerinin takibi ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik yöntemlerle etkili bir mücadele yürüttüklerini dile getirdi. Bu yaklaşımın toplumda karşılık bulduğunu kaydeden Özersay, Halkın Partisi’nin meclis dışında olmasına rağmen siyasal gündemi belirleyen aktörlerden biri haline geldiğini söyledi.
“Müşavirlik sistemi fiilen geri getiriliyor”
Kamu reformu ve müşavirlik konusuna da değinen Özersay, 2018’de kaldırılan müşavirlik uygulamasının dolaylı yollarla yeniden hayata geçirilmeye çalışıldığını savundu. Bu durumun kamu maliyesine ciddi bir yük getirdiğini belirten Özersay, konunun yakından takip edileceğini vurguladı.
Son olarak Özersay, “Muhalefette olmak, ülkeye hizmet etmeye engel değildir. Biz bu anlayışla mücadelemizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.




