Yaycı’dan Erhürman’a 26 Ağustos Görüşmesi Öncesi Üç Maddelik Çağrı!
19.08.2026 - Çarşamba 15:56
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasında yapılması planlanan 26 Ağustos görüşmesi öncesinde dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yaycı, Rum tarafının bazı tutuklama girişimleri geri çekilmeden görüşme masasına oturulmaması gerektiğini savundu.
Katıldığı YouTube yayınında Kıbrıs meselesine ilişkin açıklamalarda bulunan Yaycı, Rum Yönetimi'nin KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın da aralarında bulunduğu bazı isimler hakkında 1996 Derinya olayları nedeniyle soruşturma ve tutuklama girişiminde bulunmasına tepki gösterdi.
Kıbrıs Türklerinin mülkiyet işlemleri üzerinden karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlere de değinen Yaycı, bu uygulamaların Kıbrıs Türk tarafının egemenlik hakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yaycı, Erhürman’ın 26 Ağustos’taki görüşme öncesinde Rum tarafına yönelik bazı şartlar ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Bu şartlar arasında tutuklama girişimlerinin sona erdirilmesi, Derinya olayı konusunda özür dilenmesi ve görüşmede KKTC’nin devlet kimliğinin açık şekilde ortaya konulması yer aldı.
“Bayrak Bir Bez Parçası Değildir”
Yaycı, 1996 yılında Derinya’da meydana gelen ve Solomos Solomou’nun Türk bayrağını indirmeye çalıştığı sırada vurularak öldürülmesiyle sonuçlanan olaya da değindi.
Söz konusu olayın sıradan bir adli vaka şeklinde ele alınamayacağını söyleyen Yaycı, Türk bayrağının egemenliği temsil ettiğine dikkat çekti.
Yaycı bu konudaki değerlendirmesinde:
“Bayrak bir bez parçası değildir. Bir egemenlik göstergesidir.”
ifadelerini kullandı.
Derinya’da yaşanan olay sırasında gerçekleştirilen müdahalenin, milli egemenliğin korunması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan Yaycı, olaya ilişkin yaklaşımın da buna göre şekillenmesi gerektiğini belirtti.
Arıklı Hakkındaki Girişimlere Tepki
Yaycı, Rum tarafının Derinya olayıyla bağlantılı olarak KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında hukuki girişim başlatmasını eleştirdi.
Bu sürecin yalnızca 1996 yılında yaşanan olaylarla sınırlı olmadığını belirten Yaycı, KKTC’de gerçekleştirilen bazı mülk alım ve satımları nedeniyle de tutuklama ve yargı süreçlerinin gündeme getirildiğini söyledi.
Söz konusu girişimlerin Kıbrıs Türklerinin egemenlik alanıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Yaycı, Rum tarafının bu yöndeki adımlarına karşı siyasi bir tavır ortaya konulması gerektiğini savundu.
“Erhürman’a Şahıs Olarak Değil, KKTC Cumhurbaşkanı Olarak Sesleniyorum”
Yaycı, yaptığı çağrının Erhürman’ın kişiliğinden ziyade Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik olduğunu özellikle belirtti.
“Ben buradan Sayın Tufan Erhürman’a sesleniyorum. Şahsına değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum.”
diyen Yaycı, Erhürman’ın görüşmeye gitmeden önce Rum tarafına karşı tutumunu ve beklentilerini net biçimde ortaya koyması gerektiğini söyledi.
Yaycı’nın Erhürman İçin Öne Çıkardığı Üç Nokta
Yaycı’nın açıklamalarında 26 Ağustos görüşmesi açısından üç temel konu öne çıktı.
İlk olarak, KKTC yetkilileri ve Kıbrıs Türkleri hakkında gündeme getirilen tutuklama girişimlerinin geri alınması gerektiğini belirtti.
İkinci olarak, Derinya’da Türk bayrağını indirme girişimi sırasında yaşanan olayın “cinayet” ya da sıradan bir adli vaka olarak nitelendirilmemesi ve bu yaklaşım nedeniyle özür dilenmesi gerektiğini savundu.
Üçüncü olarak ise Erhürman’ın görüşmeye KKTC bayrağıyla ve “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” unvanıyla katılması gerektiğini dile getirdi.
Yaycı, bu koşulların karşılanmaması halinde Erhürman’ın görüşmeye katılmama yönünde net bir tavır sergilemesi gerektiğini ifade etti.
“Türk Toplumu Lideri Değil, KKTC Cumhurbaşkanı”
Yaycı, görüşmede Erhürman’ın hangi sıfatla yer alacağı konusuna da özel önem verdi.
Erhürman’ın yalnızca “Kıbrıs Türk toplumu lideri” olarak değerlendirilmesini doğru bulmadığını belirten Yaycı, KKTC Cumhurbaşkanlığı makamının ve devlet kimliğinin görüşme sırasında açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Yaycı, Erhürman’ın kullanması gereken sıfatı şu sözlerle ifade etti:
“Benim sıfatım Türk toplumu lideri değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı.”
KKTC bayrağının da görüşme sırasında bulunması gerektiğini belirten Yaycı, bunun yalnızca bir protokol uygulaması olarak görülmemesi gerektiğini, doğrudan egemenlik anlayışıyla ilgili olduğunu savundu.
26 Ağustos Görüşmesi Öncesi Dikkat Çeken Mesaj
Cihat Yaycı’nın açıklamaları, Erhürman ile Hristodulidis arasında gerçekleştirilmesi planlanan görüşme öncesinde gündeme geldi.
Rum tarafının hem KKTC’deki mülkiyet işlemleri hem de geçmişte yaşanan olaylar üzerinden Kıbrıs Türklerine yönelik hukuki süreçleri gündeme taşıdığı bir dönemde Yaycı, önce bu girişimlerin geri çekilmesi, ardından görüşme yapılması gerektiğini savundu.
Yaycı’nın açıklamalarındaki temel yaklaşım ise Kıbrıs Türk tarafının müzakere masasında yalnızca görüş alışverişinde bulunan bir taraf olarak değil, KKTC’nin egemenliğini ve devlet iradesini açık şekilde ortaya koyan bir taraf olarak yer alması gerektiği yönünde oldu.




