“Guterres geliyor, ortak zemin yok”

17.07.2026 - Cuma 13:00

Haberi Paylaş:

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27 Temmuz’da adaya gelerek 28 ve 29 Temmuz’da temaslarda bulunacak olması, Kıbrıs sorununda yeni bir süreç başlayacağı yönündeki beklentileri yeniden gündeme taşıdı. Ancak tarafların pozisyonları arasındaki derin uçurum devam ederken, güven yaratıcı önlemlerde dahi tek bir somut adım atılamadı.

Diplomatik çevreler, görev süresi yıl sonunda tamamlanacak olan Guterres’in ziyaretinden yeni bir müzakere süreci ya da kapsamlı bir çözüm planı çıkmasını beklemiyor.

Ziyaret, daha çok Genel Sekreter’in Kıbrıs dosyasına ilişkin bir “veda ziyareti” olarak değerlendiriliyor.

YENİ SÜREÇ BEKLENTİSİ BOŞUNA

Kıbrıs sorununun çözümü noktasında yeni bir süreç başlatılacağına ilişkin beklentiler, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’ı ziyaret edeceğinin açıklanmasıyla yeniden arttı.

Guterres’in Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in Kıbrıs’taki liderlerin yanı sıra Ankara ve Atina’da gerçekleştirdiği temaslar ile Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorununa yönelik artan ilgisi, belirli çevrelerde yeni bir diplomatik hareketlilik beklentisi yarattı.

Türkiye ve KKTC, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorunundaki taraflı tutumuna yönelik sert tepkilerini ortaya koydu ve AB tarafından yapılan girişimleri ‘yok hükmünde’ diye nitelendirdi.

Tüm bu diplomatik hareketlilik yeni bir süreç tartışmasını beraberinde getirse de Türkiye, Kıbrıs’ta iki devletli çözüm politikasından geri adım atmış değil.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da son Kıbrıs ziyaretinde, “Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü iki devletin yan yana varlığıdır” ifadelerini kullanarak Ankara’nın pozisyonunu bir kez daha ortaya koymuştu.

TARAFLARIN POZİSYONLARI BİRBİRİNDEN ÇOK UZAK

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise müzakere masasının kurulabilmesi için ortaya koyduğu dört maddelik metodolojide ısrarını sürdürüyor.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ise müzakere sürecinin Crans-Montana’da kalınan yerden devam etmesini savunuyor.

Dolayısıyla tarafların yalnızca çözüm modelleri değil, olası bir müzakere sürecinin hangi zeminde ve hangi yöntemle başlayacağı konusundaki yaklaşımları da birbirinden oldukça uzak.

Diplomatik çevreler, taraflar arasındaki bu derin görüş ayrılıkları devam ederken, görev süresi yıl sonunda tamamlanacak olan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin yeni bir sürecin başlangıcından çok bir “veda ziyareti” niteliği taşıdığı görüşünde.

SOMUT BİR PLAN BEKLENMİYOR

KIBRIS’ın diplomatik çevrelerden elde ettiği bilgilere göre, mevcut koşullarda BM Genel Sekreteri’nin liderlerle gerçekleştireceği görüşmelerden Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik somut ilerleme sağlayacak yeni bir plan çıkması mümkün görünmüyor.

Guterres’in, 2017 yılında göreve başlamasının hemen ardından yaşanan Crans-Montana sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasına bizzat tanıklık ettiği, aradan geçen sürede ise Kıbrıs sorununda kapsamlı çözüme yönelik ortak bir zeminin oluşturulamadığına dikkat çekiliyor.

Bu nedenle ziyaretin, Guterres’in görev süresini tamamlamadan önce Kıbrıs dosyasındaki diplomatik çabaları sürdürme ve çözüm umutlarını canlı tutma girişiminin ötesine geçmesinin zor olduğu değerlendiriliyor.

GÜVEN İNŞA EDİCİ TEK BİR ADIM ATILAMADI

Kapsamlı çözüm bir yana, iki taraf arasında güven ortamı yaratılması amacıyla gündeme getirilen daha basit konularda dahi ilerleme sağlanamadı.

5+1 formatındaki toplantılarda BM Genel Sekreteri tarafından tarafların önüne konulan güven inşa edici başlıklardan yeni geçiş kapılarının açılması konusunda sonuç alınamadı.

Adanın ortak sorunlarından biri olan enerji konusunda ara bölgede kurulması gündeme gelen solar enerji projesinde de somut ilerleme sağlanamadı.

Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından gerçekleştirilen liderler görüşmelerinden de bugüne kadar somut bir sonuç çıkmadı.

Diplomatik çevreler, güven inşa edici  önlemler gibi kapsamlı çözüm müzakerelerine kıyasla daha kolay olması gereken konularda dahi ilerleme sağlanamamasında Rum Yönetimi’nin uzlaşmaz tutumunun belirleyici olduğu görüşünü dile getiriyor.

BİR YANDA ÇÖZÜM, DİĞER YANDA ASKERİ ADIMLAR

Rum liderliğinin bir yandan çözüm ve müzakere çağrısı yaparken, diğer yandan adada ve Doğu Akdeniz’de dengeleri etkileyebilecek askeri ve savunma iş birliklerine yönelmesi de dikkat çekiyor.

Son dönemde imzalanan askeri anlaşmalar ve geliştirilen savunma iş birliklerinin, taraflar arasında ihtiyaç duyulan güven ortamının oluşmasına katkı sağlamadığı, aksine bölgedeki gerilimi artırma potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.

ORTAK ZEMİN YOK, YENİ PLAN DA YOK

Diplomatik çevreler, tarafların kendi pozisyonlarına sıkı sıkıya bağlı olduğu, güven inşa edici konularda dahi ilerleme sağlanamadığı mevcut tabloda Guterres’in ziyaretinden yeni bir çözüm planı veya müzakere süreci çıkmasını gerçekçi bulmuyor.

Crans-Montana sürecinin çöküşüne bizzat tanıklık eden Guterres’in 27 Temmuz’da adaya gelişi ve 28-29 Temmuz tarihlerindeki temaslarının ardından taraflara diyaloğu sürdürme çağrısı yapabileceği, ancak Kıbrıs sorununda yeni bir dönemin kapısını açacak somut bir gelişme beklenmediği belirtiliyor.

Diplomatik çevrelerde hâkim olan görüş net:

Ortak zemin oluşmadan yeni bir müzakere sürecinin başlaması mümkün değil. Bu nedenle Guterres’in Kıbrıs temaslarının, yeni bir sürecin başlangıcından çok, görev süresinin sonuna yaklaşan Genel Sekreter’in “veda ziyareti” olarak kalması bekleniyor.

YORUM YAZ

Vakit Kıbrıs Mobil Uygulama

Vakit Kıbrıs
Kare Hareketli Banner
Reklam Verebilirsiniz